Türk savunma sanayisinin yerli hava savunma sistemi SİPER Ürün-2’nin uçuş esnasında hedef değiştirme yeteneği, uluslararası medya tarafından dikkatle takip edildi.
Bu önemli gelişmeyi manşetlerine taşıyan Hindistan merkezli Firstpost, söz konusu yeteneğin NATO içindeki dengeleri yeniden şekillendireceğini ve Türkiye karşıtı aktörlerin askeri planlarını bozacağını vurguladı.
BAZI KURUCU NATO ÜYELERİNİN BİLE İDDİA EDEMEYECEĞİ BİR BAŞARI
Sinop Atış Alanı’ndan gerçekleştirilen testte, fırlatma aracından dikey olarak yükselen SİPER Ürün-2 füzesi, havada komuta kontrol merkezinden alınan yeni talimatla hedef güncellemesi yaptı ve başarılı bir şekilde manevra yaparak görevini tamamladı.
Firstpost kanalı, bu teknik başarıyı inceleyerek sistemi ABD menşeli Patriot PAC-3 ve Avrupa yapımı SAMP/T ile kıyasladı.
Haber bülteninde SİPER-2’nin NATO sistemleriyle olan rekabetine dikkat çeken sunucu şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye, bazı kurucu NATO üyelerinin bile iddia edemeyeceği bir başarıya imza attı. Yapılan bir testte Türk ordusu bir füze ateşledi ve ardından uçuş sırasında füzenin hedefini değiştirdi. Füze yeni hedefini başarıyla vurdu. Bahsedilen silah Siper-2; Türkiye’nin yerli imkanlarla geliştirdiği uzun menzilli hava savunma füzesi. Bu durum oldukça ciddi bir soruyu da beraberinde getiriyor: Bu füze artık NATO ittifakındaki en yetenekli füzelerden biri mi?”
SİPER Ürün-2’nin uçuş esnasında hedef güncelleme kabiliyetinin savaş alanındaki etkisine değinen sunucu, durumu kargo teslimat adresinin sonradan değiştirilmesine benzeterek “Gerçek bir savaşta bu durum büyük bir fark yaratır. Bu, tek bir bataryanın aynı anda birçok tehdit ile başa çıkabileceği anlamına gelir.” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE’NİN RAKİPLERİ İÇİN HESAPLAMALAR ARTIK DAHA ZORLAŞTI
Türkiye’nin yerli üretim kapasitesinin bölgesel güç dengelerine olan etkisi şu sözlerle ifade edildi:
“Yani Türkiye yalnızca bir füze inşa etmiyor; aynı zamanda bir sanayi de oluşturuyor. Türkiye’nin rakipleri için hesaplamalar artık daha karmaşık hale geldi.
Ankara’nın hava sahası konusundaki Yunanistan ile ihtilafları mevcut; İsrail ve Suriye ile karmaşık ilişkileri bulunmakta; Irak ve Libya’da ise askeri operasyonlar yürütüyor. Dolayısıyla, konuşlandırılması veya bakımı için Amerikan onayı gerektirmeyen yerli üretim uzun menzilli hava savunma sistemi, Erdoğan’a stratejik bir araç sağlıyor.”

“SİPER-2 BİR NATO SİSTEMİ DEĞIL, TÜRKİYE’NİN MİLLÎ BİR SİSTEMİDİR”
Türk savunma sanayisinin bu önemli aşamasının NATO içindeki yansımalarına da değinen Hint kanalı, Türkiye’nin ittifak içindeki konumunu sorgulamaya açtı.
Haberin son kısmında NATO için ortaya çıkan karmaşık tabloya atıfta bulunuldu:
“NATO açısından durum karmaşık. Türkiye, personel sayısı bakımından ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahip ancak vetolarla tehdit eden ve ortaklarıyla çatışan yapısıyla uzun süredir zorlu bir üye konumunda. Sonuç olarak Siper-2 bir NATO sistemi değil, Türkiye’nin milli bir sistemidir; ancak teknik özellikleri doğrulanırsa hem müttefikler hem de rakipler bu gelişmeyi yakından takip ediyor olacaktır.”
